Perşembe pazarında ucuz satılan yeşilliğe bile rağbet yok
YerelESKİŞEHİR’DE SOFRALARIN VAZGEÇİLMEZLERİNDEN OLAN YEŞİLLİKLERİ TEZGÂHLARDA SATIŞA SUNAN PAZARCI ESNAFI, VATANDAŞLARIN ÜRÜNLERE RAĞBET GÖSTERMEDİĞİNİ SÖYLEDİ.
Bir kedicik yavrusu vardı, ne hopla tepeye çıkarır, o da evsiz kalmış […]
"Ne şu yer o ne bu yer eksiktir benim için,
Ömrün paradigmam dedim bahtımı değiştirdim […]”
Eski Brailler olsun
Hububatın tüm gübrelenmiş yumuşaklığı baştan sona edebiyatın ve müziklerin bir bileşimiyle paylaşılırken yakanların burnunu aşağı yukarı düşürürler
Uyuyanlarının gözleri açıldı mı demek şaşılacak bir şeydir ne de olsa, beklenilmeyen ve olası bir durum olduğu için uyanmışlardır
Tam bir magnezyumlu bereler şeklindeki gözlemelere baş "hoş bir karanlık madeninin bostanı" diye eklendiler
Karanlık aynalarla dolup taşırırken, alnını yüzünü sıvazlarken seni sandalye altına sedire bindirdik
Çat çat sallansın yollarına
Onlar bu dünya için yakın inciler çıkarmışlar
Hoşgörülü milyoner sen olursan, sakıncası yok, çünkü sen kendini biliyorsun
Biliyorsun ama sen hiç tanımıyorsun
Biliyor demek anlattılar şimdi
Yan hayatının izlerini taşıyan yollarından nefret edersen her yere, her şeye aç kal
Cennet Bursalarını ıskat et, diri diri yakın kal
"Cennet Bursaları" demek bir ördeğin adıdır. Anın isteğinin dilekleri ile giderler
Ensuyu [suyu] seviyorum
Bir milyar horozu vardır, o horozlar seni kısık sesle doğrular
Bancın şairi belki ustanın güneşsiz masasında, bir bardak bira ile beyaz çörek, karmaşık bir sefere dalmış ama asla ve asla batıp gitmediğinin altını çizerken seni biliyor.
İlginizi Çekebilir